google.com, pub-4785914861842946, DIRECT, f08c47fec0942fa0
3 TONYALI İL YÖNETİMİNDE
3 TONYALI İL YÖNETİMİNDE
İSTANBUL’DA BİR ARAYA GELDİLER
İSTANBUL’DA BİR ARAYA GELDİLER
Haber Detayı
11 Ocak 2021 - Pazartesi 22:06 Bu haber 1111 kez okundu
 
- Haberi

On sekiz yıldır iktidarda olan Ak Parti ve lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın yeteri kadar yıpranmadığını düşünen bazı muhalifler seçim dışında formülleri düşünmeye başladılar. Aslında başından beri farklı yöntemler hep denendi ama bir türlü istenen sonuç çıkmadı.

Özellikle futbolda atak üstüne atak olur da bir türlü gol gelmez ya, böyle bir şey işte.

Ancak burada farklı bir durum var.

Bu ataklar oyunun hiçbir güzelliğini barındırmıyor.

Kusurlu hareket dolu.

Hakem de halk olunca basıyor kırmızı kartı.

Şöyle bir hatırlayalım yakın geçmişe dönerek.

Yeni kurulmuş bir parti ilk seçimde iktidar oldu.

Avrupa Birliği uyum yasaları, demokrasi alanında adımlar, eğitim, sağlık, imar bayındırlık derken 27 Nisan e muhtırası geldi.

Ne geliş ama!

Çankaya’da, o yüksek rakımlı kutsal tepede eşi başörtülü/türbanlı bir cumhurbaşkanı.

Hayali bile korkunç!

Muhtıraya Türk demokrasi tarihinde benzeri görülmemiş bir cevap verildi.

Olmadı, gitmedi hükümet.

Sonra gazete kesiklerinden oluşturulan bir dosyayla kapatma davası.

Olmadı.

Sonra iki ağaç bahanesiyle mecrasından çıkarılan ve adına ‘Gezi’ dediğimiz içte ve dışta taraftar bulan nümayişler.

Olmadı.

17-25 Aralık olayları, ayakkabı kutuları, saatler bilmem neler…

Olmadı.

Kobani bahane edilerek çıkarılan ve onlarca masumun canına mal olan 6-8 Ekim olayları.

Olmadı.

Patlamalar, cinayetler, kilitlenen makam araçları.

TL, Dolar, Euro üzerinden yapılan manipülasyonlar, kur oyunları.

İMF yaygaraları.

Olmadı, olmadı, olmadı.

Ne denendi de olmadıysa, müzmin muhalefet yeni fikirler üretmeye çalıştı büyük bir think-tank kuruluşu gibi.

En son Can Ataklı konuştu.

Ne konuştu ama.

Recep Tayyip Erdoğan’ın alışılmış darbelerden biriyle gitmesi ihtimalini çok düşük buluyor.

Bunun yerine çok büyük deprem, Avustralya’daki gibi korkunç ve geniş çaplı yangınlar olmalı diyor.

En korkuncu da Türkiye’nin yaşayacağı bir askeri başarısızlık.

Bütün bunlar normal ülkelerde de siyasi dengeyi değiştirebilecek ihtimaller.

Konuşulmasında beis var mı?

Bence yok.

Bence sorun Recep Tayyip Erdoğan olunca ve konuşan Can Ataklı olunca sorun var.

Dikkatli konuşmak lazım, muhalif de olsanız, benim gibi yandaş da olsanız tek bir ülkemiz var hepimizin.

Nereye varacağını, kimlerin ekmeğine yağ süreceğini düşünmeniz lazım konuşurken.

Hükümeti ve yönetenleri sevmeyebilirsiniz ama ekmeğini yediğiniz ülkenizi sevmek zorundasınız!

Sonra şantaj, montaj diye ağlarsınız.

***

Sayın Başbuğ’un ‘Menderes seçim kararı alsaydı darbe olmazdı’ tespiti de bence çok sığ ve yetersiz.

Oysa o dönem biraz incelendiğinde darbenin adım adım hazırlandığı görülür.

***

2021 ilginç başlamış gibi.

Birçok Türk genci ile velilerinin hayallerini süsleyen Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılan rektör ataması sonrası yaşananlar. Protesto bahanesiyle açığa vurulan terör örgütü sevdası ve kahraman polisimize kusulan kin!

***

ABD’de yaşanan üzücü(!) hadiseler.

Uzun vadede İnşallah sömürülenlerin, ezilenlerin, hor görülenlerin işkence altında can çekişenlerin zaferiyle sonuçlanır.

 

   

Kaynak: Editör:
Etiketler: ,
Yorumlar
Haber Yazılımı