google.com, pub-4785914861842946, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Yazı Detayı
04 Ocak 2021 - Pazartesi 20:00 Bu yazı 119 kez okundu
 
2020 BİTERKEN
Vedat Uzuner
 
 

 

Kâbus gibiydi.

Şükür sonuna geldik.

Dünyayı esir eden bir salgın doğal olarak hayatı da alt üst etti, her alanda.

Sağlıkta,

Siyasette.

Ekonomide,

Eğitimde.

Sağlıkta Sayın Bakandan başlamak üzere bütün çalışanları tebrik, ailelerini takdir etmek lazım. Büyük bir fedakârlık, büyük bir özveri, büyük bir adanmışlıkla çalıştılar, hala devam ediyorlar. Haklarını ödemek zor.

Bu süreçte vefat edenler de oldu tabi. Onlara Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına sabırlar diliyorum.

Bir nefes sıhhatin, bütün hükümdarlıklardan daha elzem olduğunu anlamış olmalıyız.

Salgının öğrettiği önemli konulardan biri de kişisel temizliğimize önem vermemiz gerektiği.

Farkında mısınız?

Her yıl bu günlerde alt, üst solunum yolları enfeksiyonları, nezle, grip ve daha neler neler. Bizim oraların tabiriyle ‘kırılırdık’ hastalıktan.

Şimdi korona’dan başka derdimiz yok çok şükür, istisnalar haricinde.

Maskenin günlük hayatta olmasa da özellikle gıda sektöründeki zorunluluğunu umarım anlamışızdır.

Anlamayan, bir pastaneden hangi şartlarda tatlı aldığımızın, bir lokantadan (restorandan) hangi şartlarda yemek seçtiğimizin fotoğrafını bir canlandırsın zihninde.

***

Siyasetin salgınla benzer yönü nedir diye sorsak anlamsız olur değil mi?

Siyaset, tedavi edilemeyen bir bulaştır.

Bir farkla kiminde faydalı, kiminde zararlı tesirler gösterir ve bu topluma da yansır.

Son zamanların tartışmaları, bazı yöneticilerin yüz kızartıcı haberleri, belediye başkanlarının talihsiz video ve ses kayıtları, sırf Türkiye zor durumda kalsın diye AİHM’nin bir terörist hakkında verdiği tahliye kararı.

Ve karara sonuna kadar sahip çıkan, ‘selo salınmalı’ diye kıyameti koparanlar.

Sanırsınız bunlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye temsilcileridir.

Neylersin ki ittifaka ortak lazım!

***

Ekonomi, ah ekonomi.

Beş altı ayda bir seçim olurdu da geçimi unuturduk.

Bu salgın bize, bordroluya ekonomiyi iyice hatırlattı.

Sadece bordroluya mı?

Elbette hayır!

Devletin; salgın sürecinde vatandaşa, işçiye işverene iyi destek olduğunu müşahede edenlerdenim ama yetmiyor.

Tamam, herkes ayağını yorganına göre uzatmıyor da akşam parmağı örten yorgan sabaha kadar dize çekiliyor.

Dehşet verici bir pahalılık var.

Vatandaşın ilk duyduğu ifade şu: Salgın var, dolar yüksek.

Salgın var diye indirim yapan birine rastladınız mı hiç?

İnsafa gelip kârından kısan birini gördünüz mü?

Hiç yok demiyorum, haksızlık olmasın, ben rastlamadım.

En insaflısı fiyatı aynı tutup gramajı düşürüyor.

Dolar artarken hemen yansıt, düşünce ağırdan al.

Neden?

Zamanında parti mal aldım, onlar bitmeden indirim yaparsam zarar ederim!

Bu süreçte asgari ücret açıklandı.

Birçok insanın bilmediği bir şey var asgari ücretle ilgili.

Sokaktaki vatandaşın büyük bir çoğunluğu asgari ücreti devletin verdiğini sanıyor.

Oysa asgari ücrette işveren tarafı da var. İstihdamı sağlayan, bir iki ocağın daha tütmesine vesile olan kesim. Allah onların ‘az karda çok bereket vardır’ diyebilenlerinden razı olsun.

Patronların çarkı döndürmesi şart elbette ama asgari ücretlinin de kazanı kaynamalı.

Özellikle son bir yılda herkes gibi asgari ücretlinin de alım gücü bir hayli düştü.

İşverenin vergi yükü mü azaltılır, devlet vergi oranlarında ilave indirimlere mi gider bilemem ama bir orta yol bulunmalı, asgari ücret konusunda azami gayret gösterilmeli.

Öğretmen olarak toplu taşımada indirim avantajına sahibim. Geliri benden çok daha az olan asgari ücretlinin neden böyle bir hakkı yok?

Belediye otobüsünde aynı koltuklarda oturuyoruz, aynı fırından ekmek alıyoruz.

Haksız mıyım?

Bu arada normal sayılan ücretler arasında en asgarisi de bizimki tabi bunu da ekleyeyim ve buradan eğitime geçeyim.

***

Salgının il dönemleri, ilk telaşlarımız.

Önce bir tatil verdik öğrencilere, üniversite ayrı, diğer kademeler ayrı, sonra bir uzatma, sonra bir uzatma daha ve 2019-2020 öğrenim yılının ikinci dönemini bitirdik.

Sonra ne zaman açılacağı bir muamma oldu okulların.

Ağustos, Eylül, Ekim dedik ama olmadı, evdeki hesap çarşıya uymadı.

Sayın Bakanın ve Sayın Cumhurbaşkanımızın en son söylediğine göre 15 Şubat 2021’de açılması ihtimali var.

Salgının seyrine, aşı konusundaki gelişmelere göre.

İnşallah!

Bütün bu karmaşa ve belirsizlikte; Milli Eğitim Bakanlığı tek veriyle hareket etme lüksüne sahip değilken ve bütün ihtimalleri değerlendirmek zorundayken mesnetsiz eleştirilerde bulunanlar oldu.

Bakanlığın sınavlar konusundaki bazı ısrarları dışında eleştirilecek bir uygulaması olmadığını söylemek isterim.

Evet EBA’da, internet erişiminde, teknoloji sahipliği ve kullanımında sorunlar yaşandı ama kabul etmek lazım ki büyük bir ülkeyiz ve bu çapta bir kriz ilk defa yaşanıyor.

Bütün dünyayı etkileyen, ekonomik olarak çalkantılara yol açan bir salgının Türkiye’yi, Türkiye’nin eğitim sistemini etkilememesi olanaksız.

Bana göre kriz; okulun ve öğretmenin gerekliliğini, ders sürelerinin kırk dakika olması konusundaki ısrarın ise gereksizliğini ortaya çıkarmıştır.

Eğitimin bir de üniversite bileşeni var tabi.

Üniversiteler özerk kuruluşlar.

Hala bu kelimenin anlamını tam anlamıyla kavrayabilmiş değilim.

Mesela özerklik bilim üretme adına hür düşüncenin önünü açmak için bir araç mıdır?

Yoksa devlet otoritesini yok saymanın bir yolu mu?

Bu soru hep kafamı kurcalamıştır da konu bu değil, konuya geleyim:

Yakın zamanda eğitimci yazar Abbas Güçlü’nün bir yazısını okudum.

Kendisine ulaşan öğrenci velileri şunu söylüyor:

“Bazı üniversiteler salgının tavan yaptığı bu günlerde final sınavlarını yüz yüze yapacaklarını duyurdu. Bizler çocuklarımızın sağlığını riske atmak istemiyoruz.

Çocuklarımız hem şehir değiştirecek hem barınacak yurtları olmayacak hem de bir haftalık süreyle üniversitenin olduğu şehirde bulunacaklar. Bu riskler bizi endişelendiriyor”.

Yazıda, final notu için ödevlendirme yapan bazı üniversitelerin bundan vazgeçerek yüz yüze sınav yapmaya hazırlandığı da ifade ediliyor.

Al sana özerklik işte!

Konu elzem, zaman kısa. Elbette benim sesim Abbas güçlü kadar duyulmaz ama ben hem kendisine teşekkür etmek hem de feryatlarına aracı olduğu velilerin sesinin biraz daha duyulması için yazımda değinmek istedim.

İnşallah 2021, 2020’yi aratmaz!

Bu vesileyle yeni takvim yılının bütün insanlığa, İslam âlemine, eğitim camiasına, kimsesizlere, yetimlere, ülkemize, milletimize, devletimize hayırlı olmasını dilerim.

 
Etiketler: 2020, BİTERKEN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
30 Aralık 2020
AVA GİDEN AVLANDI
36 Okunma.
08 Aralık 2020
BEN SANA ÖĞRETMEN DEMEM BANA OY VERMEYİNCE
169 Okunma.
25 Kasım 2020
OKULLARI KAPATTIK YİNE
117 Okunma.
23 Ekim 2020
CUMHURBAŞKANI NE DEDİ?
1398 Okunma.
26 Haziran 2020
ATALIM TELEFONLARI!
458 Okunma.
22 Haziran 2020
Türkiye Böyle Bir Alçalış Görmedi!
182 Okunma.
14 Haziran 2020
AYASOFYA FETHİN SEMBOLÜDÜR!
181 Okunma.
31 Mayıs 2020
BİZİ YEME ÖSYM!
201 Okunma.
18 Mayıs 2020
GENÇLERE KISA BİR KONUŞMA
227 Okunma.
06 Mayıs 2020
BU KARAR NORMALLEŞME SÜRECİYLE AÇIKLANAMAZ!
189 Okunma.
03 Mayıs 2020
İslam’ın Duyarlılığı, Baronun Rahatsızlığı
519 Okunma.
25 Nisan 2020
HOŞ GELDİN RAMAZAN!
243 Okunma.
18 Nisan 2020
Dingo’nun Ahırı!
230 Okunma.
12 Nisan 2020
SOKAĞA ÇIKMA!
336 Okunma.
05 Nisan 2020
BEN POZİTİFİM!
431 Okunma.
25 Mart 2020
FIRSAT ÇIKSIN BU KRİZDEN!
490 Okunma.
16 Mart 2020
NEREDESİN DAMAT, OPERASYON VAR?
329 Okunma.
09 Mart 2020
KİTAPTAN UZAK, FELAKETE YAKIN!
432 Okunma.
25 Şubat 2020
DOLMUŞA GELMEYELİM!
421 Okunma.
12 Şubat 2020
102. VEFAT YIL DÖNÜMÜNDE SULTAN ABDÜLHAMİD
295 Okunma.
30 Ocak 2020
OYUNA GELMEDEN OYNA!
318 Okunma.
24 Ocak 2020
Ne Öğretelim Nasıl Öğretelim?
355 Okunma.
17 Ocak 2020
Ali Koç, eski defterleri karıştırma borçlu çıkarsın!
428 Okunma.
09 Ocak 2020
Sibel’in İntiharı
488 Okunma.
01 Ocak 2020
ETME ÜNAL HOCAM!
627 Okunma.
25 Aralık 2019
KIZIM SANA SÖYLÜYORUM KIZIM SEN ANLA!
451 Okunma.
04 Aralık 2019
BEN TRABZONSPOR’U İZLEMEK İSTİYORUM
381 Okunma.
27 Kasım 2019
OTURMANIN ADABI VAR DA KONUŞMANIN YOK MU?
402 Okunma.
26 Kasım 2019
Gereksiz Bir Ritüel: Öğretmenler Günü
310 Okunma.
28 Ekim 2019
Öğretmene Saldırı-n
588 Okunma.
24 Ekim 2019
HEM SAHADA HEM MASADA; ÖNCE AMERİKA, SONRA RUSYA ASLINDA BÜTÜN DÜNYA!
398 Okunma.
21 Ekim 2019
HİZAYA GELİN BAKALIM!
353 Okunma.
15 Ekim 2019
AYAĞINIZA TAŞ DEĞMESİN
352 Okunma.
07 Ekim 2019
BİR ÇUVAL İNCİR!
477 Okunma.
23 Eylül 2019
Anneler…
603 Okunma.
17 Eylül 2019
NE DİYORUZ NE YAPIYORUZ?
557 Okunma.
12 Eylül 2019
BİRİNCİ SINIF KURA
576 Okunma.
26 Temmuz 2019
BOŞA KÜREK SALLAMAYALIM
1204 Okunma.
17 Temmuz 2019
Halkı Dinleyelim!
490 Okunma.
26 Haziran 2019
ERDOĞAN’IN CEKETİ, EKREM’İN MENDİLİ
486 Okunma.
20 Haziran 2019
İMAMOĞLU-YILDIRIM BULUŞMASI
516 Okunma.
17 Haziran 2019
Bakanlığın Karnesi Nasıl?
382 Okunma.
31 Mayıs 2019
BU NE HIZ HOCAM!
585 Okunma.
24 Mayıs 2019
Yeni Seçim Eski Yanlışlar
381 Okunma.
10 Mayıs 2019
HIRSIZIN HİÇ Mİ KABAHATİ YOK?
481 Okunma.
26 Nisan 2019
YUMRUK TERAPİSİ
728 Okunma.
08 Mart 2019
SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLER
755 Okunma.
01 Mart 2019
Küçük Ay Büyük Zulüm!
530 Okunma.
14 Şubat 2019
Devlet Görünür Olmalı
678 Okunma.
07 Şubat 2019
TELEKOM: PARA GANİ, HİZMET HANİ?
722 Okunma.
24 Ocak 2019
Nedir Bu Tonya'nın Yolsuzluktan Çektiği?
1254 Okunma.
21 Ocak 2019
YENİLDİK VE EZİLDİK
649 Okunma.
19 Ocak 2019
Başarı Sadece Yüksek Not Değildir
562 Okunma.
05 Ocak 2019
Poşet Tartışması
635 Okunma.
31 Aralık 2018
Kutlamayalım Kalsın!
619 Okunma.
08 Ekim 2018
BİR MİLYON FİKİR
825 Okunma.
23 Eylül 2018
Kesilmeyen Silah Sesleri
1008 Okunma.
05 Eylül 2018
Bismillah
829 Okunma.
17 Ağustos 2018
Üretim Üretim Üretim
832 Okunma.
10 Ağustos 2018
DENETİMSİZ SERBESTLİK!
795 Okunma.
31 Temmuz 2018
Nasıl Olur?
1033 Okunma.
14 Temmuz 2018
15 Temmuz
857 Okunma.
10 Temmuz 2018
YENİ SİSTEM, YENİ KABİNE: HAYIRLI OLSUN
1210 Okunma.
27 Haziran 2018
BAŞARIDAN DA DERS ÇIKARMAK LAZIM!
1085 Okunma.
19 Mayıs 2018
AH FİLİSTİN!
949 Okunma.
13 Mayıs 2018
Spordan Siyasete
799 Okunma.
04 Mayıs 2018
Zor Oy'unu Bozar
1063 Okunma.
20 Nisan 2018
Haydi Seçime!
981 Okunma.
16 Mart 2018
Oyun Devam Ederken
949 Okunma.
12 Mart 2018
Çocuk ve İstismar
848 Okunma.
19 Şubat 2018
GO HOME CONİ!
1130 Okunma.
15 Aralık 2017
KADIRALAK TABİAT PARKI
1113 Okunma.
14 Ekim 2017
DOSTUM ABD(!)
1255 Okunma.
15 Temmuz 2017
KAHRAMANLIK DESTANLARIMIZIN ÖZETİ:
1418 Okunma.
14 Temmuz 2017
2237 Okunma.
Haber Yazılımı